Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

NATO Ankara Zirvesi sonuçları

NATO Ankara Zirvesi sonuçları
Paylaş:

Haber Merkezi

Ankara’daki NATO Zirvesi, magazinel detayların ötesinde, ittifakın “savunma” maskesini düşürdüğü ve küresel bir savaş aygıtına dönüştüğünün resmileştiği bir dönüm oldu. ABD’nin yeni stratejik hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin savaş masasına tam uyumla dahil edildiği bu zirve, on yıllardır süren barış yalanlarının da sonu oldu.

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi, ABD’nin ittifak içindeki ülkeleri, olası bir küresel savaşa ABD’nin yanında girmeye ikna etme günleri olarak tarihe geçecek.Türkiye halkına haftalardır sürüyor gibi hissettiren iki günlük zirve yaşandı ve bitti.Medya bir yandan liderlerin basına yaptığı açıklamalara, diğer yandan kimin nasıl poz verdiği, hangi espriyi yaptığı veya Ankara’nın halka kapatılan hangi parkında sabah koşusunu yaptığı gibi magazin unsurlarına odaklandı.Ancak Ankara Zirvesi’nin sonuçları, zaman içinde görülecek.Tutanaklara geçmeyen adımlar: Beykoz’da deniz üssü, Türkiye’ye yeni kolorduNATO’nun zirvelerinin kamuoyuna açıklanan çıktısı, zirvede uzlaşılan ortak bildiri oluyor. Fakat bu bildiriler genel bir siyasi yaklaşımın ana hatlarını ortaya koysa da, zirvelerin esas sonuçları, kamuoyuna açıklanmayan kararlarda yatıyor.Türkiye’nin NATO bağlamında geçtiğimiz aylarda gündemine giren iki önemli başlık bu gerçeğin kanıtı.Beykoz’da “Ukrayna Gönüllüleri” adlı, NATO üyesi olmayan ülkelerin de katılımına açık kapı bırakmak için böyle bir biçimle oluşturulan, başını İngiltere ve Fransa’nın çektiği uluslararası askeri güce İstanbul Beykoz’da, Boğaz’ın Karadeniz’e açılan kısmında deniz üssü tahsis edilmesi, bu olaydı.İkinci olay, Türkiye’de NATO üyelerinin askerlerinden oluşacak uluslararası bir kolordu kurulması kararıydı.Bu iki adım da, NATO’nun 2022 Madrid ve 2023 Vilnius Zirvesi’nde somutlanmıştı. İki adım da Vilnius’ta duyurulmamıştı.İşin esası, iki adım da, basitçe, hiç duyurulmadı. Türkiye’de gerektiğinde on binlerce askeri kapsayacak bir yabancı askeri güç oluşturulacağı, gazeteci Barış Terkoğlu’nun konuyu haberleştirmesinin ardından ortaya çıkmış ve gönülsüzce kabul edilmişti. Beykoz’da deniz üssü verilmesiyse, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, “bizim tertiplerle Beykoz gezisi” tadında sosyal medyada dünyanın en sıradan olayıymış gibi fotoğraflar paylaşmasıyla öğrenilmişti.NATO’nun yeni savaş konseptiNATO Zirveleri’nde en fazla izlenmesine rağmen belki en az önem taşıyan kısım, liderlerin katıldığı oturumlar. Burada esasen poz veriliyor ve zaten bağlanmış olan bildiri ve diğer konular ele alınıyor.Zirvelerin esas çıktıları, ittifak üyesi ülkelerin ilgili görevlilerinin strateji toplantılarında, ikili veya çok taraflı görüşmelerde, kentin kafeleri ve otel lobilerindeki gayrıresmi temaslarda, hükümetlerle ortak silah şirketlerinin kapalı kapılar ardındaki pazarlıklarında pişiriliyor.Ancak tüm bu sessiz sedasız toplantı ve görüşmelerin doğrultusu, her Zirve’nin siyasi bağlamına bakıldığında kestirilebiliyor.2022 Madrid ve 2023 Vilnius zirvelerine, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yaşanan strateji değişikliği damga vurmuştu. İttifak, Rusya’yla savaşa girme hazırlıklarına başladı. Beykoz’daki üs, bu hazırlığın yüzlerce boyutundan biriydi.Ancak 2022’de Madrid’de bağlanan NATO Stratejik Konsepti ve sonrasında atılan adımlar, yalnızca “Rusya tehdidiyle” ilgili değildi. Anlamı ve işlevi tartışılmakta olan dünyanın en büyük savaş ortaklığının, Soğuk Savaş yıllarında kabul edilen sınırlarına, yani esasen Avrupa’ya sıkışmasından vazgeçilmiş, Kuzey Atlantik merkezli bu suç örgütünün tüm dünyaya doğru açılmasına karar verilmişti.Nitekim, Türkiye’de kurulacak olan NATO kolordusu, bu strateji belgesinde ittifakın Doğu kanadındaki üç büyük askeri unsurdan biri olacaktı. Baltık ve Doğu Avrupa’daki iki unsur, esas olarak Rusya’ya karşıydı. Türkiye’deki kolorduysa gerekli hallerde Ortadoğu’ya müdahale edecek güç olarak tanımlanmıştı.Karargahın Adana’ya uygun görülmesi, bu bakımdan tesadüf değildi. Olayın ortaya çıktığı Mart ve Nisan aylarında kimi yorumcular konuyu süregiden İran Savaşı’na bağlasalar da, dediğimiz gibi, NATO’da bu adımlar birkaç yıla yayılan hazırlıkların eseriydi.Peki Ankara Zirvesi, gelecekte görülecek çıktılarını tahmin edebilmemiz için nasıl bir bağlam sundu?Bu bağlamın bir stratejik, bir de sembolik göstergesi ortaya çıktı.Stratejik gösterge, aslında bir NATO metni değildi. ABD’nin geçen yıl kabul ettiği Strateji Belgesi, Ankara’da yaşananların zeminini oluşturdu.ABD, kendisinin başını çektiği emperyalist kutbun dünyada rakipsiz hegemonya sürdüğü günlerin sonlanması tehdidini kabul etmiş, temel düşman olarak Çin’i ve müttefiklerini işaret etmiş, kendi ortakları ve işbirlikçilerinin bu hesaplaşmayla hazırlanmak üzere bir savaş ekonomisine geçmesi gerektiğini tespit etmiş, kendi ağırlığını da Pasifik bölgesine kaydırma ihtiyacını dile getirmiş durumda.Trump’ın son dönemde NATO’yla yaşadığı gerilim, esas olarak NATO üyesi ülkeleri bu hatta hizalama çabasının çıktısı. Zirvede gündeme gelen halka hizmet yerine savaşa bütçe ayrılması baskısı, dünyadaki çatışmalarda ABD’ye destek olunması ısrarı, büyük bir hızla silahlanma çağrısı, ABD’nin bu stratejik yaklaşımından kaynaklanıyor.Sembolik göstergeyse, bu stratejik ihtiyacı tüm gücüyle herkesin gözüne soktu: Trump’ın Türkiye’nin başkentinde ve tüm NATO liderlerinin varlığında İran’a yeniden savaş ilan etmesi, küstahlığı boyutunda etkili bir mesajdı.Direncin gerilediği zirveİran Savaşı sırasında savaşın parçası olup olmamak noktasında başta tereddüt yaşasa da sonradan çok temkinli bir tavır takınan Türkiye, kendi başkentindeki bu küstahlığa gıkını çıkaramadı.Trump’ın İran’a karşı savaşa katılmadıkları için azarladığı Avrupalı liderler, yanı başlarında gerçekleşen bu aşağılamayı sineye çekmek zorunda kaldı.Ortada dikensiz bir gül bahçesi yok. Hâlâ şu veya bu konuda ayak direyen Avrupa hükümetleri var.Ancak zirve sonrasında ABD’ye dönüş uçağında gazetecilere konuşan Trump’ın “Büyük bir birlik ve beraberlik vardı. NATO gerçekten uzun bir yol katetti” demesinde gerçeklik payı olduğu görülüyor.Diğer NATO üyelerinin de dirençlerinde gerileme olduğu anlaşılıyor. Uçakta Avrupa’daki Amerikan birliklerini çekme konusu sorulunca Trump’ın verdiği “Henüz nihai kararı vermedim. Grönland’da yaşanacak gelişmelere çok bağlı. İran’a çok bağlı. Yani, şimdi İran’da bize yardım etmek istediklerini söylüyorlar. Biraz geç, çünkü pek savaşılacak bir durum kalmadı, ama İran konusuna çok bağlı” yanıtı, bu açıdan anlam taşıyor.Barış masalı bittiTürkiye’deyse hükümet nezdinde herhangi bir direnç olması bir yana, en ufak temkinlilik bile kapı dışarı edilmiş durumda.Tam boy Amerikancı çizgiyi benimseyeceğini, vatandaşlarına saldırmak dahil her türlü aşırılığı göze alarak ortaya ortaya koyan AKP hükümeti, Türkiye’nin işbirlikçi konumunu cümle aleme ilan etti.Trump'ın İran'la ateşkese ilişkin yaptığı açıklamalar sorulan Erdoğan, "Masa kolay değil. Türkiye'de de biliyorsunuz altılı masa kurdular. Daha kurmadan dağıldı. Bu masa, farklı bir masa. Ama biz elimizden gelen her türlü gayreti ortaya koyuyoruz. Bütün mesele masayı sağlama almak. Ama bizim masamız kolay kolay dağılmaz" dedi.Trump’ın Ankara’dan komşu ülke İran’a savaş açma cüretini göstermesini Türkiye’nin devlet başkanı “biz o masanın parçasıyız, mesele masayı sağlama almak” diye yorumladı.Böylece NATO’nun bir barış veya savunma örgütü olduğuna dair on yıllardır söylenen yalanlar, bütün anlamını kaybetti.Ankara Zirvesi’nde savaş masası kuruldu, Vaşington tüm oyuncuları masaya davet etti.Erdoğan, en sevdiği oyun olan “koltuğu sağlama almak” işini icra edeceği bir masaya daha oturdu.

Son Gündem Haberleri