Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'tan cezaevinden mektup

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'tan cezaevinden mektup
Paylaş:

Haber Merkezi

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Gözaltı sürecini ve cezaevi koşullarını anlatan Göktaş, politik mizah yaparken yaşadığı sansür kaygısına dikkat çekerek, "O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı" dedi.

İktidar çevrelerinin hedef göstermesinin ardından "dini değerleri aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden bir mektup kaleme aldı. Göktaş, teslim olmasına rağmen yaşadığı gözaltı sürecini ve cezaevi girişindeki anları mektubunda şu ifadelerle anlattı:"Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, 'ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için' demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken 'arkadaşlar bir saniye bozmayın' deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler."'En zararsız cümleleri bile silmekten sıkıldım'Göktaş, 12 milyondan fazla izlenen gösterisini neden yayınladığına ve yaşadığı bıkkınlığa ilişkin ise şunları kaydetti:"Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, 'politik mizah' yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı."'Televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum'Cezaevindeki günlük rutininden ve koşullardan bahseden Göktaş, "Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye" dedi.'İki şey dışında bütün anlattıklarım kurmacadır'Hakkında yapılan "ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor" yorumlarına yanıt veren Göktaş, gösterisinde anlattığı hikayelerin çoğunun kurmaca olduğunu vurguladı:"Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey ‘ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!’ tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın."Göktaş, mektubunu şu sözlerle noktaladı: "Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. ‘Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi’ diye beklerken, ‘Halk beni anladı ve başıma işler geldi’ oldu. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar."soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri ve özel haberlerimizi kaçırmayın.

Son Gündem Haberleri