Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

Rusya'nın NATO 3.0 değerlendirmesi

Rusya'nın NATO 3.0 değerlendirmesi
Paylaş:

Haber Merkezi

NATO Zirvesinde artık açıktan cephe alınan Rusya Federasyonu tarafında itidalli siyaset yaklaşımı sürüyor. Savaş halinde bulunduğu Ukrayna üzerinden emperyalist merkezlere mesaj veren Putin yönetimi, dolaylı bir yayınla NATO 3.0 kavramına dair düşüncelerini kamuoyuna ilan etmiş durumda. Bu yazıda Dmitri Trenin'in Russia Today yayın organında yayınladığı makaleyi ele alacağız.

NATO Zirvesi'nde artık açıktan cephe alınan Rusya Federasyonu tarafında itidalli siyaset yaklaşımı sürüyor. Savaş halinde bulunduğu Ukrayna üzerinden emperyalist merkezlere mesaj veren Putin yönetimi, dolaylı bir yayınla NATO 3.0 kavramına dair düşüncelerini kamuoyuna ilan etmiş durumda. Bu yazıda Dmitri Trenin'in Russia Today yayın organında yayınladığı makaleyi ele alacağız.Kimdir bu Trenin?Dmitri Trenin, 1955 doğumlu. 1972-1993 arasında Sovyet Kızıl Ordu ve Rusya Ordusunda istihbarat subayı olarak görev yapmış. Sovyetler Birliği dağılmadan Roma'daki NATO Savunma Kolejinde araştırma yapmasına izin verilen ilk kişilerden olmuş. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra 1994 yılında Carnegie Moskova Merkezine (Rusça: Московский центр Карнеги) girdi. ABD merkezli Carnegie Uluslararası Barış Vakfının şubesi olarak ortaya çıkan kurum, kapitalizme yeni geçmiş Rusya Federasyonunun daha iyi anlaşılması ve kapsanabilmesi açısından görev yürüten bir düşünce kuruluşuydu. Rusya'nın Batı ile ilişkilerinin gidişatına paralel bir seyri olan kurum, Ukrayna Savaşının başlamasıyla beraber Putin tarafından 2022'de kapatıldı.2000'li yılların başında Rusya'nın Avrupa Birliği ve NATO ile entegrasyonunu savunan Trenin, Batı medyası tarafından zamanının çok ilerisinde bir düşünür olarak öne çıkarılıyordu. İlerleyen dönemde Putin siyasetini benimsemeye başlayan Trenin, Ukrayna Savaşının başlamasıyla beraber tamamen bu safta yer alırken, ülkeden ayrılan muhalifleri de eleştirdi.Trenin makalesi yeni bir çağrı mı?Trenin makalesinde, NATO'nun kurulduğu Soğuk Savaş döneminde savunma yönünün ağır bastığını belirterek Batı Avrupa'yı kapitalizmin egemen olduğu haliyle ve ABD denetiminde tutmaya yaradığını söylüyor. Soğuk Savaşın ardından NATO'nun hak etmediği bir zafer kazandığını yazarken saldırgan bir ittifak haline gelerek Avrupa'nın güvenliğini sağlayan yegane unsur olmaya çalıştığını ekliyor. Eski Doğu Bloku ülkelerini bünyesine alan NATO'nun Rusya ile ilişkilerde başarısız olduğunu söyleyen Trenin , Rusya'nın güvenlik kaygılarını anlamayıp genişlemeye devam ederek Moskova'nın Avrupa çapında güvenlik önerilerini reddettiğini belirtiyor.soL Haber, ülkemizdeki antiemperyalist ve NATO karşıtı damarın sesinin duyurulması için omuz veriyor. Aynı zamanda da NATO zirvesinden çıkanları okurlarıyla buluşturuyor. Siz de bu sesin yükseltilmesi için soL'a abone olabilirsiniz!ABONE OLUkrayna Savaşının NATO'ya yeniden hayat verdiğini belirten Trenin, "ortak düşman Rusya" edebiyatının Batı ittifakını sağlamlaştırdığını ekliyor. Ukrayna üzerinden doğrudan Rusya'ya saldırabilen NATO'nun hedefinin Rusya'nın stratejik yenilgisi olduğunu vurguluyor. Trump yönetiminin başa gelmesiyle beraber NATO'nun iç örgütlülüğünün yeniden yapılandırıldığını belirten yazar, ABD'nin savunma stratejisinin artık Avrupalı ittifak üyelerinin kendi başlarına Rusya ile "başa çıkabilecek" güce gelmesi üzerine kurulduğunu belirtiyor. Bu kapsamda uzunca bir süredir savunma harcamalarını artırmak için ayak direyen Avrupa hükümetlerinin yeni fırsatlar kapsamında tarif edilen yeni hatta uydukları ekleniyor.Silahlanmanın durgunluk içinde bulunan Avrupa ekonomisine itki sağlayacağının anlaşıldığını belirten Trenin, "kapıdaki düşman" söyleminin hem iç siyasette muhaliflere baskı hem de ekonomik entegrasyon için gerekli argümanı sağlayacağını ekliyor. Bu anlamda Ukrayna üzerinden Rusya ile savaş, Avrupa Birliğini yeniden yapılanması için bir harç malzemesi olarak görülüyor.Rusya, NATO 3.0'dan ne anlıyor?Rusya açısından NATO 3.0 söyleminin, yaklaşık 80 yıldır ilk kez Rusya'nın Avrupa çapında ortak düşman ilan edilmesi olduğunu belirten Trenin, Rus düşmanlığında ABD'nin artık ikinci plana çekilerek ittifak üyelerini öne sürdüğünü iletiyor. NATO 3.0 söyleminin çok açık bir saldırganlık içerdiğini ekleyen yazar, Rusya'nın stratejik anlamda yenilgisini hedeflediklerini ve bu gerçekleşmeden sıcak çatışma halini sonlandırmayacaklarını öne sürüyor. Rusya'nın bu anlamda asla yenilemeyeceğini belirten Trenin Putin rejiminin elindeki nükleer cephaneliğin ötesinde caydırıcı silahları olduğunu ve Rusya'nın yenilgiyi asla kabul etmeyeceğini vurguluyor. Şu ana kadar Rusya'nın nükleer anlamda aşırı sorumlu davrandığını belirten yazar, NATO'ya teslim olunacağını düşünmenin saflık olduğunu ekliyor. On yıllardır güvenliğini ABD'ye emanet etmiş Avrupa hükümetlerinin ırkçı yaklaşımlarını son dönemde Rusya aleyhine yükselttiklerini belirten Trenin Rusya ile doğrudan karşı karşıya gelecek bir senaryonun sonunda NATO'nun varlığından artık bahsedilemeyeceğini ekliyor.Gayriresmi görüşlerGirişte belirtmeye çalıştığımız gibi Trenin sıradan birisi değil. Rusya Federasyonu'nun ilk dönemlerinde emperyalist merkezlerle uyumlu bir ilişki girişimlerinin aktörü olmuş bir istihbaratçı. Bunun dışında ülkesinin NATO'ya üye olmasını savunmuş bir "muhalif" düşünür. Son dönemde ise Putin rejimi yanlısı görüşlerini açıklasa da Batı merkezleriyle bir uzlaşıyı asla reddetmeyecek bir yaklaşıma sahip.Dolayısıyla belirttiği fikirler NATO 3.0 zirvesinin Rusya'dan algılanmasıyla ilgili önemli veriler veriyor. Bunlardan ilki "son tahlilde" Rusya'nın da kapitalist yolcu olduğu ve Avrupa liderliğinin konsolidasyon sevdasına, Rus düşmanlığını yükseltmesinin kendi çıkarlarına da ters olduğu şaşkınlığı. Emperyalizmin silahlanma ve ittifakı güçlendirmek, Avrupa'da silahlanmaya dair yeni bir kalkınma modeli kurmak için ortak düşman söyleminin arka planı gören Trenin, milliyetçiliği de elden bırakmadan bu planın tutmayacağını belirtiyor. Emperyalizmin ana sorunu olan Çin Halk Cumhuriyetinden söz etmeyen Trenin, asıl sorunun bu olduğunu dillendirmeden örtülü şekilde uzlaşma, işbirliği ve bu anlamda "onurlu bir kapsanma" çağrısı yapıyor denilebilir.soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Son Gündem Haberleri