Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

CHP'de mutlak butlan krizine doğan ‘devlet aklı’ tartışması: Kim ne dedi, ne kast etti?

CHP'de mutlak butlan krizine doğan ‘devlet aklı’ tartışması: Kim ne dedi, ne kast etti?
Paylaş:

Haber Merkezi

CHP'de yaşanan “mutlak butlan” tartışmaları, Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden Bülent Kuşoğlu'nun “devlet aklı” çıkışıyla yeni bir eksene taşındı. CHP lideri Özgür Özel tartışmayı “monarşi ve derin devlet” övgüsü diyerek suçlarken, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan meselenin “sermaye egemenliği ve Yeni Osmanlıcılık” olduğunu vurguladı. İktidar cephesi tartışmaya Erdoğan'ın “bürokratik oligarşiyi dağıttığı” teziyle dahil oldu.

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.CHP içerisinde mahkeme koridorlarına varan "mutlak butlan" krizi sürerken, Kılıçdaroğlu ekibinden Bülent Kuşoğlu'nun "devlet aklı" söylemi siyasette yeni bir kriz başlığının perdesini araladı.Farklı siyasi aktörlerin dahil olmasıyla çok boyutlu bir polemiğe dönüşen bu söylem, bir yönüyle iktidarın politikalarına atfedilen anlamları ve devlet-hükümet ilişkisini yeniden sorgulatırken, diğer yönüyle de muhalefet aktörlerinin kendi iç krizleri dönemlerinde devlet aygıtına ve bürokrasiye nasıl yaklaştığına dair önemli ipuçları sunuyor.Süreci başlatan gelişme, Bülent Kuşoğlu’nun T24’e verdiği mülakatta günümüz siyasi tablosunu Osmanlı'nın son dönemi ve İttihat ve Terakki ile kıyaslaması oldu. İttihat ve Terakki'nin İslamcılık, Batıcılık ve milliyetçilik akımlarını birleştirerek bir "devlet aklı" inşa ettiğini ve Cumhuriyet'in bu akılla kurulduğunu savunan Kuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da benzer bir sentez oluşturduğunu ileri sürdü. Kuşoğlu'nun, "Tayyip Erdoğan kendisi mi yapıyor bunu, devlet aklı mı?" sorusu ve hemen ardından CHP içindeki ayrışmalara işaret ederek "CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı?" demesi, partiye yönelik bir 'derin devlet operasyonu' iddiası olarak yorumlandı.Kuşoğlu şunları dedi:"(...)Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda. Yani İttihat Terakki nasıl o üç akımı mezcetti, birleştirdi, öyle iktidardı…Tayyip Erdoğan da bu üç akımı birleştirdi gibi bir durum var. Ama Tayyip Erdoğan kendisi mi yapıyor bunu, devlet aklı mı?""(...)CHP'nin ayrışması normal değil böyle bir dönemde. Çok hassas bir dönem. Devletin içinde mücadele var, AKP’nin içinde mücadele var, MHP’nin içinde mücadele var. Böyle bir ortamda CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı? Bunları da bilmemiz lazım. Onun için oturup konuşmamız lazım. Onun için diyaloga ihtiyacımız var."Bülent Kuşoğlu’ndan itiraz: ‘CHP’ye butlan kararı devlet aklının eseri’ demedimGelen tepkiler üzerine gazeteci İsmail Saymaz aracılığıyla bir düzeltme yapan Kuşoğlu, "CHP'ye butlan kararı devlet aklının eseri" şeklinde doğrudan bir ifade kullanmadığını belirterek sözlerine açıklık getirmeye çalıştı.Saymaz, Zafer Şahin’in daha önce “Devlet CHP’ye müdahale etti” tespitini yazdığını hatırlatarak kendisinin de öyle düşündüğünü ancak Kuşoğlu’nun bu bağlamda konuşmadığını ifade etti.Özgür Özel'den yanıt: 'Monarşi tarifi'Kuşoğlu'nun değerlendirmelerine ilişkin CHP lideri Özgür Özel sert bir yanıt verdi. Yaklaşımı “tarihi bir talihsizlik” diye nitelendirdi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Türkiye tasvirine benzediğini söyleyerek tepki koydu. Kuşoğlu’nun “devlet aklı” söyleminin meşruiyet ve kutsiyet atfettiğini söyleyerek suçlayan Özel şunları dedi:“Monarşi tarif ediyorlar. Batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye bir başka tarifin peşinden gidiyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zul sayarım.”Özel, bugün partisinin grup toplantısında da "Bu milleti hakkaniyetle yönetirse devletine saygı duyar. Devlete her türlü hizmeti eder. Ama devleti milletin karşısına dikersen, devletle milleti yarıştırırsan bu millet kazanır" diyerek konuya ilişkin bir değerlendirme daha yaptı.Okuyan: Türkiye’de devlet aklının programı Yeni OsmanlıcılıkTürkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Türkiye'de her şeyden bağımsız, yüzlerce yıllık tek bir "devlet aklı" olduğu iddiasını reddederek, meseleyi "sermaye egemenliği" üzerinden okumanın zorunluluğuna dikkat çekti. soL TV'de Komünist Bakış programında değerlendirme yapan Okuyan, İttihatçılıktan Cumhuriyet'e uzanan kesintisiz bir devlet aklı anlatısının Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini aşağılamak olduğunu belirtti. Okuyan, İttihatçıların sınıfsal bir perspektife sahip olmadıkları için emperyalizm gerçeğini kavrayamadıklarını ve ülkeyi felakete sürüklediklerini hatırlattı. Günümüzde de "ülkeyi koruma" kaygısı taşıyan bürokratik kadrolar olabileceğini kabul eden Okuyan, bu kesimlerin dünyayı asıl belirleyenin sermaye gücü olduğunu gözden kaçırdıklarını vurguladı.Türkiye'nin NATO ve ABD ile yürüttüğü entegrasyona dikkat çeken Okuyan, sistemin röntgenini şu sözlerle çekti:"Türkiye'nin dünya gücü olmasının motor gücü iddia edildiği gibi 'güçlü devlet' değil, 'güçlü sermaye'dir... Şu anda Türkiye'deki düzen halkı yoksulluğa mahkum edip sonra da siyaset alanını devletin bilmem kaç yüz yıllık çıkarları doğrultusunda 'Biz ülkeyi dünya sahnesinde ayakta tutuyoruz' diye bir proje dile getiriyorsa, bu bir sermaye diktatörlüğüdür. Buradan bağımsızlık projesi çıkmaz."Okuyan, "çılgınlar gibi özelleştirme" ile karakterize olan bu Yeni Osmanlıcı programın, Milli Mücadele ile kurulan Cumhuriyet'in çıkarlarına tamamen ters düştüğünü belirtti.Ahmet Hakan kızdı: ‘O Tayyip Erdoğan ki bürokratik oligarşiyi hallaç pamuğu gibi dağıtmış bir lider’Tartışmanın iktidar kanadındaki yansıması ise "Erdoğan'ın gücü" üzerinden şekillendi. Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, "devlet aklı" argümanını, parti içi mücadeleyi kaybedenlerin sığındığı "çaresiz bir bahane" olarak yorumladı.CHP içindeki delege pazarlık iddialarını sıralayan Hakan, bütün bu süreçlerin arkasında bir "devlet aklı" aramanın anlamsız olduğunu savundu. Hakan'ın itirazının temelinde ise Erdoğan'ın muktedirliği tezi yer aldı:"O Tayyip Erdoğan ki... Bürokratik oligarşiyi hallaç pamuğu gibi dağıtmış bir lider. En güçlü olduğu bir dönemde senin 'devlet aklı' dediğin hayali bürokratik oligarşiye mi teslim olacak? Ben size Bülent Kuşoğlu’nun neden böyle konuştuğunu söyleyeyim: Sorulara doğru dürüst cevap verecek kapasitesi yok. Ortaya doğru dürüst bir tez koyacak kadar davasına inancı yok. Mahkemenin verdiği kararı alabildiğine küçümsüyor ve ciddiye almıyor. Yanında yer aldığı Kemal Kılıçdaroğlu’nun haklılığına zerre kadar inanmıyor.Dolayısıyla bir savunma geliştirme sancısı çekiyor. Argümansız kalmanın yol açtığı çaresizlikle de... ‘Devlet aklı’ diye bir şey uydurmuş, ona sığınıyor."soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

Son Gündem Haberleri