Abluka Günlükleri 109 | 20 Haziran 2026 Cumartesi
Haber Merkezi
Küba, Avrupa Parlamentosu’nun ABD ablukasıyla uyumlu kararını “siyasi manipülasyon” olarak kınarken, ağır ekonomik kriz koşullarında üretim, enerji, yatırım ve savunma hazırlıklarını kapsayan yeni adımlar açıkladı. Devlet Başkanı Díaz-Canel halka “pasif kabulleniş değil, üretim ve denetim” çağrısı yaparken, Meksika’dan reform sürecine destek geldi.
Küba, Avrupa Parlementosunun ablukaya ortaklığını kınadıKüba Ulusal Meclisi ve Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, Avrupa Parlamentosu’nun 18 Haziran’da kabul ettiği karar tasarısını sert bir dille kınadı. Söz konusu metin, ABD’nin Küba’ya yönelik düşmanca politikalarına hizmet eden bir “siyasi manipülasyon ve çifte standart” örneği olarak değerlendirildi. Küba yönetimi, özellikle muhafazakâr ve aşırı sağcı milletvekillerinin, ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ekonomik savaş, enerji ablukası ve tehdit politikalarını görmezden gelmesini “sessiz suç ortaklığı” olarak nitelendirdi. Aynı çevrelerin İsrail’in Gazze’deki soykırımı karşısındaki tutumuna da işaret edilerek açık bir ikiyüzlülük sergilendiği vurgulandı. Ayrıca kararın, Avrupa’nın kendi egemenlik haklarını ve kendi şirketlerini korumaya yönelik mevzuatlarıyla (2271/96 sayılı Konsey Tüzüğü) de çeliştiğinin altı çizildi.Küba açısından bu süreçte kritik başlıklardan biri de AB ile ilişkilerin temelini oluşturan Siyasi Diyalog ve İş Birliği Anlaşması’nın (ADPC) korunması. Açıklamada, sağcı milletvekillerinin anlaşmayı askıya alma çağrısının, AB üyesi ülkelerin çoğunluğunun iradesini yansıtmadığı belirtilirken, bu girişimin Küba-AB ilişkilerini sabote etmeyi amaçladığı ifade edildi. Küba, egemenlik ve karşılıklı saygı temelinde bu anlaşmaya bağlı kalacağını yineleyerek Avrupa kamuoyuna ve hükümetlerine sorumluluk çağrısı yaptı.Díaz-Canel'den halka üretim seferberliği çağrısıKüba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Ulusal Meclis’te yaptığı kapanış konuşmasında ülkenin tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birinden geçtiğini belirtti. Mecliste kabul edilen reform paketinin Küba’nın kendi egemen iradesiyle hazırlandığını vurgulayan Díaz-Canel, ABD’nin barbarca uyguladığı enerji ablukası ve finansal zulmün yarattığı tahribata dikkat çekti. Bu çerçevede verimsiz toprakların üretime açılması, güneş enerjisi yatırımlarında gümrük ve vergi teşvikleri ile yabancı yatırıma alan açılması ile yakıt dağıtımında özel sektöre izin verilmesi gibi kriz karşıtı hayati adımların atılacağını açıklandı.Yeni dönemde devlet işletmelerine daha fazla özerklik tanınacağı ve kamu varlıklarını yönetecek yeni bir kurumsal yapının kurulacağı ifade edilirken hem ülke içindeki hem de yurtdışındaki Kübalılar için yatırım kanallarının genişletileceği belirtildi. Sosyal politikalar kapsamında desteklerin ürünlerin doğrudan ihtiyaç sahiplerine yönlendirileceği, gençlerin göçünü azaltacak yeni ekonomik olanaklar yaratılacağı ve bu dönüşüm esnasında kadın haklarında geriye gidişe asla izin verilmeyeceği vurgulandı.Konuşmasında ABD’ye de doğrudan seslenen Díaz-Canel, “Küba halkına gerçekten yardım etmek istiyorsanız bizi rahat bırakın, yaşamamıza, ticaret yapmamıza izin verin” dedi ve asla teslim olmayacaklarını ekledi. Bürokrasi, yavaşlık ve yolsuzluk gibi iç sorunları da açık yüreklilikle kabul eden Díaz-Canel, halktan pasif bir kabulleniş değil, her önlem takvimini ve sorumlularını sorgulayan bilinçli bir denetim ve güven ve talep etti. Küba’nın üretim ve dönüşümle bu süreci aşacağını belirterek toplumsal birlik ile geleceği inşa etme çağrısı yaptı.Meksika lideri Sheinbaum’dan tam destekMeksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Küba’da kabul edilen reform paketini önemli bir değişim olarak değerlendirdi. Küba hükümetinin yatırım alanlarını genişletmesini ve yurtdışındaki Kübalılara da çağrı yapmasını olumlu bulduğunu ifade etti. Küba hükümetinin halkıyla el ele vererek yatırım kanallarını genişlettiğini, hatta uzun süre önce adadan ayrılan göçmen Kübalıları bile ülkeye yatırım yapmaya çağırdığını belirten Sheinbaum, Meksikalı iş insanlarını Küba’daki yeni fırsatları değerlendirmeye davet etti ve bu süreçte diplomatik destek sunmaya hazır olduklarını açıkladı.Antonio Guiteras termik santralinde sisteme erken dönüş sinyaliKüba’nın en büyük termik santrali olan Antonio Guiteras’ta yaşanan arıza sonrası başlatılan yoğun onarım çalışmaları sürüyor. Boru hattındaki sorun nedeniyle devre dışı kalan santralde ekipler, çok sayıda kaynak noktasını denetleyerek sistemin güvenli biçimde yeniden devreye alınmasını hedefliyor. Testlerin olumlu sonuçlanması halinde santralin planlanandan daha erken çalışmaya başlaması bekleniyor.Díaz-Canel, Havana'daki savunma bölgesini ziyaret ettiDíaz-Canel, ülkenin içinden geçtiği zorlu süreçte yerel hazırlıkları değerlendirmek ve sivil ve askeri yetkililerle bir araya gelmek üzere Havana’daki Carmelo Savunma Bölgesini ziyaret etti. Savunma konseylerinin hem barış hem de savaş döneminde halkın doğrudan sığınağı ve yerel hükümeti gibi çalışması gerektiğini belirten Díaz-Canel; teorik planların ötesine geçilerek düzenli taktik tatbikatların yapılması, sığınakların tescillenmesi, hassas grupların korunması ve kentsel alanlar dahil her karış toprakta gıda üretimi yapılması talimatını verdi. Küba lideri, askeri üst düzey kurmayların da eşlik ettiği ziyarette, savunma hazırlıklarını eksiksiz sürdürmenin olası bir saldırıya karşı en büyük caydırıcı güç olduğunu yineledi.Moncada Baskını'nın 73. yılı Holguín merkezli kutlanacak26 Temmuz 1953’teki Moncada Baskını’nın 73. yıl dönümü kapsamında düzenlenecek kutlamaların merkezi Holguín olarak belirlendi. Küba’da Batista diktatörlüğünü devirmek amacıyla Fidel Castro liderliğindeki devrimci gençlerin 26 Temmuz 1953’te Moncada ve Carlos Manuel de Céspedes kışlalarına düzenlediği baskınların 73. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal İsyan Günü olarak kutlanıyor. Holguín kenti, bu yıl ekonomik ve sosyal göstergelerdeki performansıyla öne çıkarken, bölgedeki üretim, eğitim ve altyapı çalışmaları dikkat çekiyor. Bu yılki etkinlikler aynı zamanda Fidel Castro’nun doğumunun 100. yılına ithaf edilecek.Küba’da elektrik üretiminde son durumKüba’da elektrik üretiminde yaşanan sorunlar ise sürüyor. Termik santral arızaları ve yakıt yetersizliği nedeniyle ülke genelinde kesintiler devam ederken, güneş enerjisi yatırımlarının sisteme katkısı henüz talebi karşılamaya yetmiyor. Pik saatlerde ciddi bir arz açığı oluşacağı öngörülüyor.Ulusal Elektrik Sistemi verilerine göre mevcut üretim kapasitesi 1145 MW seviyesinde kalırken, talep 2700 ila 3050 MW arasında değişiyor. Bu durum, 1500 MW’ı aşan bir enerji açığına ve gün içinde geniş çaplı kesintilere yol açıyor.