Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

Gezi’nin 13. yılında TKP'den kaçınılmaz hesaplaşmaya çağrı: 'Sahte hesaplaşmalardan kurtulmalıyız'

Gezi’nin 13. yılında TKP'den kaçınılmaz hesaplaşmaya çağrı: 'Sahte hesaplaşmalardan kurtulmalıyız'
Paylaş:

Haber Merkezi

“Bu halk zorbalara boyun eğmez” pankartıyla Beşiktaş Meydanı’na yapılan yürüyüşün ardından konuşan TKP İstanbul İl Başkanı Dincel “Bu böyle süremez ve bir hesaplaşma kaçınılmaz" dedi. Bu hesaplaşmanın işçilerin hesap sormasına dönüşmesi gerektiğini kaydeden Dincel "İşte bu hesaplaşmanın hazırlık üssü, toplumda hayal kırıklığından başka bir işe yaramayan partilerinin gölgesinden çıkınca kurulabilir, onun dışında kurulmalıdır" dedi.

Taksim'den başlayarak tüm ülkeye yayılan Gezi Direnişi'nin 13. yılında Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) çağrısıyla İstanbul’da bugün Abbasağa Parkı’ndan Beşiktaş Meydanı’na yürüyüş düzenlendi.Abbasağa Parkı’nda bir araya gelen çok sayıda kişi “Bu halk zorbalara boyun eğmez” pankartı açarak sloganlarla Beşiktaş Meydanı’na yürüdü.“Boyun Eğme” yazılı bayrakların da taşındığı yürüyüş sırasında “AKP defol bu memleket bizim”, “Sermaye defol bu memleket bizim”, “Şeriata faşizme karanlığa geçit yok”, “Kahrolsun saltanat yaşasın cumhuriyet” sloganları atıldı.Gericilere, patronlara, emperyalizm işbirlikçilerine boyun eğmeyiz.🔴"Bu halk zorbalara boyun eğmez!" pic.twitter.com/YnUDjgdhsC— TKP (@tkpninsesi) May 31, 2026 Beşiktaş Meydanı’nda kurulan sahnede sanatçı Orhan Aydın, Nâzım Hikmet'ten şiirler okudu. Koroyla direniş şarkıları seslendirildi.AKP'ye, baskıya, laikliğe saldırılara ve yağma düzenine başkaldırıTKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dincel burada yaptığı konuşmada Gezi ya da diğer adıyla Haziran direnişinin AKP’ye, baskıya, laikliğe saldırılara ve yoksulluğa karşı bir direniş olduğunu dile getirdi.Önce AKP’ye, iktidarlarında yaratmaya çalıştıkları ülkeye, baskıya karşı bir direnişti. Taksim bu şehrin hafızasında işçilerle, milyonlarcasının meydanını doldurduğu işçilerle anılır. AKP’nin bu hafızayı yok etmesine, “keyfim ne isterse yaparım” demesine İstanbul’un emekçileri sert bir tokat çarptı.”
AKP’nin laikliğe olanca kuvvetiyle saldırdığını hatırlatan Dincel "Memleketimiz ne mutlu ki biz laikliği sokakta bulmadık, iki tane cemaat artığına verecek halimiz yok dedi!” diye konuştu.Gezi’nin aynı zamanda yoksulların, emekçilerin kentine sahip çıkarken bu yağma düzenine de başkaldırması olduğunu söyleyen Dincel, Haziran Direnişi’nde halkın “Burası sizin patronlara ucuz işgücü için yağma izni verebileceğiniz bir memleket değil” dediğini anlattı.Dedik ki İstanbul’un, İzmir’in, Ankara'nın en güzel yerlerini alıp patronlara peşkeş çekemezsiniz.Dedik ki biz halkız, sizi de öyle kuzu gibi izlemeyiz!”'Neden 13 yıl sonra bu kadar geriye gittik?'Haziran Direnişi’nin bu yüzden "büyük ve görkemli" olduğunu söyleyen Dincel, bugünse Türkiye’de halkın duygularının 13 yıl öncekinden uzak olduğunu, televizyonu açıp izleyen bir yurttaşın “kapkaranlık görüntüler”le karşı karşıya kaldığını belirtti.Bir tarafta kendi iktidarını mutlak ilan etmiş AKP, savaş çığırtkanları, yeni Osmanlı sevdalıları ve hâlâ sandık goygoyu yapanlar.”Haziran Direnişi'nin 13. yılında Beşiktaş Meydanı'na yürüyüşümüz başladı.Sloganlarımıza pencerelerden, sokaktan gelen alkış, ıslık sesleri eşlik ediyor.📌"AKP defol bu memleket bizim!" pic.twitter.com/HiR7denlXx— TKP (@tkpninsesi) May 31, 2026 "Gezi bize ne bıraktı?” diye soran Dincel “Neden 13 yıl sonra bu kadar geriye gittik? Haziran arkasında gerçekten hiçbir şey bırakmadı mı?” diye sorduktan sonra şu ifadeleri kullandı:Bizim Haziran Direnişinden öğrendiğimiz şey şudur: Kendi geleceğini ellerine almayan bir halk, halk olamaz.Tek olur. Tek tek evde oturan, endişelenen, izleyen olur ama halk olamaz. Halk olmak için ayağa kalkmak, isyan etmek, izlememek gerekir. Ne iktidarı, ne de düzen muhalefetini.Bugün geldikleri duruma bakın: On yıldan uzun süre, AKP’ye karşı muhalefetin güya baş aktörü olan adam AKP tarafından CHP’nin başına atandı. O da aldığı koltuğa çöktü, pişkin pişkin konuşuyor!”'Halkın kendi kuvvetiyle yüzleşmeye ihtiyacı var'“Neden şaşıralım?” diye soran Dincel bugün düzen siyasetinde yaşananlara değiş, hâlâ düzen siyasetinin ilan ettiği “kahramanlar”ın arkasında sıralananlara şaşırdıklarını dile getirdi:Arkadaşlar, halkımızın bütün umutlarını alıp AKP eskisi bakanların, sağcıların, gericilerin insafına bırakan da bu adam değil miydi? Neden şaşırılıyor, neye şaşıralım?Haziran Direnişini “sandıkta hesaplaşacağız”a çeviren, sandığın da içerisine, çok değil Gezi’den sonraki birkaç yıl içinde, önce Sarıgül gibi adamları koyan, sonra da Ekmeleddin kazığını atanlar bunlar değil miydi? Neye şaşırılıyor?Kılıçdaroğlu'na da, AKP’ye de, Erdoğan’a da şaşıracak halimiz yok. Düzen siyaseti her zamanki işini yaptı.Ama neye şaşırdığımızı söyleyelim: Düzen siyasetinin ilan ettiği sahte kahramanların arkasına dizilmeye devam edenlere şaşırıyoruz.”'İşçi sınıfının Yavaşlara, İmamoğlulara, Özellere ihtiyacı yok'Dincel şunları söyledi:Hâlâ mı diyoruz. Bu suda kaç kere yıkanacaksınız diyoruz. Bu memleketin umudunu CHP’ye, DEM'e havale etme kolaycılığından, sahteliğinden kurtulamıyor musunuz diyoruz.Hayır arkadaşlar, işçi sınıfının kahramanlara, Mansur Yavaşlara, İmamoğlulara, Özgür Özellere ihtiyacı yok.Halkın kendi kuvvetiyle yüzleşmeye ihtiyacı var!”'Memlekete sahip çıktık, yine çıkacağız'Gezi’den 13 yıl sonra “bir nostalji değil hatırlatma” yaptıklarını söyleyen Dincel “Nelere kadir olduğumuzu, ne kadar kuvvetli olduğumuzu hatırlatıyoruz. Eğer irademizi, AKP’yle uzlaşmama inadımızı, memleketi teslim etmeme inadımızı kimseye temsil etmeden kendimiz sahip çıkarsak neler yapabiliriz, hatırlatıyoruz” dedi.“Gezi’de yitirdiklerimize karşı bir sözü tutmak zorundayız” diyen Dincel “O söz de memlekete göz koymuş, burayı da kendi kanlı savaşları için bir oyun alanına çevirmeye kalkanlara: Bu ülke bağımsızlığına sahip çıkmak için bundan yüz yıl önce çok büyük bedeller ödedi. Bu bedelleri NATO gelip savaş planlarını memleketimizin göbeğinde yapsın, işbirlikçi düzen siyasetçileri de alkış tutsun diye ödemedik” ifadelerini kullandı."Bu halk ülkesine sahip çıkmayı biliyor” diyen TKP İstanbul İl Başkanı “Evet memleketimize sahip çıktık, yine çıkacağız. NATO’ya hak ettikleri gibi bir karşılama yapacağız. Filistin’de, Suriye’de döktükleri kanın, yoldaşımız Küba’ya uyguladıkları insanlık dışı ablukanın hesabını soracağız. Burası bizim ülkemiz. Ne ülkemizin karanlığa gömülmesine ne de emperyalistlere satılmasına göz yumacak halimiz var” diye konuştu.'Bir hesaplaşma kaçınılmaz: Sahte hesaplaşmalardan kurtulmalıyız'Bir hesaplaşmanın kaçınılmaz olduğunu dile getiren Dincel ancak “sahte hesaplaşmalardan kurtulmak zorundayız” ifadesini kullanarak şu ifadeleri kullandı:Bu böyle süremez ve bir hesaplaşma kaçınılmaz. Önemli olan soru şu bu hesaplaşma kimler arasında olacak. Sahte hesaplaşmalardan kurtulmak zorundayız. İşçi ve emekçilerin hesap sormasına dönüşmeli. İşte bu hesaplaşmanın hazırlık üssü, toplumda hayal kırıklığından başka bir işe yaramayan partilerinin gölgesinden çıkınca kurulabilir, onun dışında kurulmalıdır.”Sözkonusu hesaplaşmanın işçilerin hesap sormasına dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Dincel kimlerle hesaplaşacaklarını şu sözlerle dile getirdi:
Karşımızda emeğimizi ucuzlatanlar, güvencesizliği dayatanlar, bizi borçla, yoksullukla terbiye etmeye çalışanlar var. Çocukları MESEM’lerle ucuz işgücüne çevirenler, yeni doğan bebekten bile kâr elde etme hesabı yapıp sağlığı ticarete dönüştürenler, hastaneleri işletme gibi yönetenler var.
Emperyalistlerle ele ele tutuşup dünyanın dört bir yanında, söz konusu kâr olunca sınır tanımayan patronlar, emekçi halkları birbirine kırdırmaya çalışanlar, savaşlarla emekçilerin çocukların üzerine mermileri, füzeleri yağdıranlar, NATO var. Küba’da yıllardır uyguladıkları insanlık dışı ablukayla yıkamadıkları sosyalizmi, ticaret yasağıyla Küba halkına, devrime diz çöktüreceklerini sanan emperyalist ABD var. İşte biz bunlarla hesaplaşacağız.”Dincel “Gezi hesap sormak için ayağa kalkmak demekti, şimdi sadece hesap sormak için değil, hesabı kapatmak için ayağa kalkma zamanı! Selam olsun boyun eğmeyenlere” dedi.

Son Gündem Haberleri