Yapay Zeka Destekli Otomatik Haber Kümeleme
Haber Sol

Komünizm lüzumludur!

Komünizm lüzumludur!
Paylaş:

Atilla Özsever

Gazeteci Barış Terkoğlu’nun TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’la yaptığı söyleşi kitabının adı “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?”. Kitap, uluslararası çerçeveyi de içine alarak geçmişten günümüze uzanan bir Türkiye panoraması çiziyor. Sınıfsız, sömürüsüz bir refah toplumu için de komünizmin lüzumlu olduğunu ortaya koyuyor…

Kısa bir süre önce Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan kitabın ismi oldukça ilgi çekici: “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?” Gazeteci Barış Terkoğlu’nun TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreteri Kemal Okuyan’la yaptığı söyleşiyi konu alıyor.Kitap, AKP ve Erdoğan dönemiyle başlıyor ancak geçmişe dönük olarak da bir Türkiye panoraması çiziliyor. Ülkemizin halen içinde bulunduğu süreç, bir “karşı devrim” süreci olarak tanımlandıktan sonra AKP düzeninin kalıcı olup olmayacağı, meselenin Erdoğan karşıtlığının ötesinde değerlendirilmesi gerektiği anlatılıp CHP ve Yeni Parti’nin pozisyonuna da değiniliyor.TKP’nin durumu, Sovyetler Birliği deneyimi, sosyal demokrasinin tarihsel hataları, işçi sınıfının dünya ve ülkedeki konumu, Kürt meselesi ve nihayetinde sosyalistlerin Türkiye’yi nasıl yöneteceğine dair birçok konu tartışılıyor.Barış Terkoğlu, bir gazeteci olarak bu konuları gayet ustalıkla ve sorgulayıcı bir tarzda dile getiriyor, kimi zaman “hınzırca” soruları da var. Kemal Okuyan da aynı kıvraklıkla ve dolgun bir içerikle cevap veriyor.‘Karşı devrimci’ müdahaleKemal Okuyan, AKP dönemini değerlendirirken bu sürecin 1923 Cumhuriyeti’nin değerlerine ve yaptıklarına “karşı devrimci bir müdahale” olduğunu belirttikten sonra sorunun sadece AKP olmayıp mevcut düzene, yani kapitalist sisteme toptan karşı bir tavır içinde olduklarını vurguluyor. Şöyle diyor Okuyan:“Karşı-devrimler adı üzerinde devrimci dönüşümlerin sonuçlarını ortadan kaldırmayı hedefler. Bu bağlamda başardılar ne yazık ki. Ancak ellerindeki tasarım Türkiye’ye uymuyor, daha doğrusu Türkiye’nin direncini bir türlü kıramıyor… (O nedenle) karşı-devrimin cüreti ve radikalliğini etkisizleştirecek bir karşı cüret ve radikallik gerekiyor”.Sadece Erdoğan karşıtlığının Türkiye’nin temel sorunlarından uzaklaşılmasına yol açtığını belirten Kemal Okuyan, böylelikle sermaye sınıfının egemenliğinin Erdoğan’ın arkasına gizlendiğini söylüyor.TKP Genel Sekreteri Okuyan, özellikle 12 Eylül 1980 faşist darbesinden sonra Turgut Özal’la birlikte Türkiye’de sermayenin egemenliğinin ve “piyasa terörünün” arttığını, bunun AKP ile devam ettiğini ancak sonsuza kadar sürmeyeceğini ifade ediyor.Okuyan, “Kapitalizm yıkılmalıdır ve yıkılacaktır. Umut buradadır… Kapitalizm özünde bir barbarlıktır. SSCB yıkılınca o barbarlık olanca ağırlığıyla çöktü insanlığın üstüne… Kapitalizmin gerçek yüzü budur. Kimse Trump’tan şikayet etmesin. Trump sadece maske takmayı gereksiz gördü” diyor.  TKP’nin oyuBarış Terkoğlu’nun sorusu şöyle: “En sevdiğim sorulardan birini sorayım. Madem her soruna bir çözümünüz var, halk neden size oy vermiyor?”Kemal Okuyan’ın yanıtı: “Bu sorunun daha insafsız bir versiyonunu ben söyleyeyim: ‘TKP yüzde birin altında oy alırken bütün bu söyledikleriniz fazla iddialı değil mi?”Barış Terkoğlu: "Tamam, buna da yanıt verebilirsin."Kemal Okuyan: "TKP’nin ne dışa dönük yüzünde, ne de parti içi yaşamda abartıya, gerçekleri karartmaya, hataları gizlemeye yer var. Biz utanmayı bilen insanlarız, hak etmediğimiz ya da gerçek olmayan bir şeyle halkımızın karşısına çıkamayız…Saçma sapan bir seçim sisteminde şu anda yeterince oy alamıyor diye TKP’yi önemsizleştirmeye çalışanlara söyleyecek çok sözümüz var. Beri yanda TKP kendisini sorgulayan, yetersizliklerini sürekli masaya yatıran bir parti… Ama partinin temel ilkeleri, programı ve hedefleri konusunda en küçük bir kuşkumuz yok."Sosyal demokrasinin günahlarıBarış Terkoğlu’nun günümüzde işçi sınıfının tarihsel rolünü kaybedip kaybetmediği sorusuna Kemal Okuyan’ın öncelikli yanıtı, sosyal demokrasinin 1914’teki ihanetini hatırlatmak olur.Avrupa’daki sosyal demokratların Birinci Dünya Savaşı’nda savaşa girilmesi konusunda egemen sınıfların yanında yer alması, sonrasında da işçi hareketinin ana damarını oluşturup komünist hareketin güçlenmesinin önüne set çekmesi gündeme getirilir.Kemal Okuyan, “Komünist partiler dahil olmak üzere sosyal demokrasinin solunda kalanlar da devrimci bir iddiadan uzaklaşınca işçi sınıfı düzen güçlerine teslim edilmiştir” diyor.Gelişmiş ülkelerde köşeye sıkışan kapitalizmi, devrimden, sosyal demokratların kurtardığını söyleyen Okuyan, işçi kitlelerinin de hızlı bir biçimde düzene ikna edildiğini belirtiyor. Terkoğlu’nun “Bütün suçu yalnızca sosyal demokratlara mı atacaksın?” sorusuna ise Okuyan’ın yanıtı şöyle:“Hayır, sosyal demokratlaşan ya da sosyal demokrasinin peşine takılan komünist partilerin de büyük sorumluluğu var!”Aykırı sorularBarış Terkoğlu: "2014’te Erkan Baş ve partisi TİP, sizin partinizden çıktı ve başarılı oldu. En çok oyu alan solcu parti durumundalar. ‘Demek ki sorun siyaset tarzımızda’ demediniz mi TİP’in başarısından sonra?"Kemal Okuyan: "Bizim açımızdan asıl başarı, bu düzeni sonlandırıp sosyalizmi kurmaya başlamaktır. Bunun dışında, güncel açıdan tutarlı olmak, ilkeli olmak, yol göstermek, örgütlü hareket etmek, düşünce üretmek, eylem gücünü korumak gibi bir sürü önemli kriter var. Buralara baktığımızda içimiz rahat. İçimizin rahat etmediği konu, işçi sınıfı içindeki mevzilerimiz. Orada da şu anda yapacaklarımız var."        Barış Terkoğlu: "1 Mayıs’larda bile ayrı eylem yapıyorsunuz. Bunun sekterlik olarak görülmesi doğal değil mi?"Kemal Okuyan: "1 Mayıs’larda yıllarca sendikal konfederasyonların düzenlediği mitinglere katıldık. (Ancak artık) özellikle CHP’nin domine ettiği bir 1 Mayıs’ın neden parçası olalım? Sendikaların ‘biz düzenliyoruz’ dedikten sonra çeşitli yöntemlerle CHP’yi hepimizin gözünün içine sokmasının bir anlamı yok”.Buradan benim “hınzırca” dediğim ancak gazeteciliğin kuralları içinde olan sorulara gelelim. Terkoğlu diyor ki “Ben bildim bileli TKP’nin lideri Kemal Okuyan. Sizde de tek adam düzeni var mı?”, Diğer soru da şöyle: “Kararlar nasıl alınıyor? Dışarıda şöyle bir algı var, Kemal Okuyan ne derse o olur!”Bu sorulara Kemal Okuyan da net bir biçimde cevap veriyor. Cevaplar biraz uzun, özetleyerek bütünlüğünü bozmamak ve yazımızı daha fazla uzatmamak adına kitaba bakmanızı öneririm.  Komünizmin lüzumuSon olarak da kitabın başlığı ile bağlantılı olarak komünizmin neden lüzumlu olduğuna değinelim. Kemal Okuyan, kapitalizmin barbarlığından sonra komünizmin özünde sınıfsız, sömürüsüz, gelişkin bir refah toplumu olduğunu belirtiyor.Sosyalist bir düzende yeni bir insanlık zemininin yaratılacağını ifade eden Okuyan, zalimliğin, hırsızlığın, bencilliğin alt edilebileceğini, çalışma koşulları açısından da çalışma saatlerinin düşürüleceğini ifade ediyor (sosyalizmin, komünizmin bir alt evresi olduğunu hatırlatalım).TKP Genel Sekreteri, sosyalist bir toplumda yurttaşların gelecek endişesinin, güvencesizliğinin biteceğini, kira, fatura derdinin sona ereceğini, eşitsizliklerin radikal bir biçimde azalacağını, sonuçta insanın yaşama sevincinin geri geleceğini vurguluyor.Bir çırpıda okunabilecek (86 sayfa), kolay algılanabilecek bir kitap; “Komünistliğin Ne Lüzumu Var?”. İyi okumalar… 

Son Gündem Haberleri